Bu hafta hem 19 Mayıs ,hem de Refika’nın doğum günü; mutfakta çifte bayram var. Bu vesile ile Refika da en sevdiği yemekleri yaparak, kendine doğum günü hediyesi veriyor. Refikaca bir iskender kebapla ziyafet çekiyor. Yanına da çok sevdiği tahini kullanarak, tahinli bir çörek hazırlıyor. Devamı »
Bir kaseye 3 su bardağı un (530 gr un), 2 çay kaşığı kuru maya, 5 çorba kaşığı toz şeker koyun. Üzerine 3 adet yumurta, ½ su bardağı ılık su (yaklaşık 120 ml), 3 çorba kaşığı oda sıcaklığında tereyağı (100 gr) ekleyip iyice yoğurun. Kasenin üzerine bez örtüp yaklaşık 30 dakika dinlendirin. Devamı »
Kanal D’de yayımlanan ‘Ben Bilmem Eşim Bilir’deki “Haydi Aşkım!” diyen hanımlar bu aralar beni kahkahalara boğuyor. Bilmeyenler için programın konseptinden kısaca bahsedeyim. Çiftler eşlerinin yapabilecekleri üzerine iddiaya giriyorlar; kaç tane acıbiber yer, ne kadar yumruk atabilir gibi… Erkeklerin tahminleri genelde insaflı ama kadınlar eşlerini ciddi şekilde zorlayarak yüksek iddialarda bulunuyor. Devamı »
Bu tarifin benim için özel bir yeri var. ‘Kıbrıs Yemekleri’ kitabı yazarı olan İsmet Güven Süzal’dan bir diğer Refika’ya (Refika Ratib), ondan da bana geçen bir teknik. Bir diğer güzelliği de yapıp dondurup, acil durumda hemen çıkarıp, fırına atabileceğiniz ve başrole oynayan bir tarif olması. Esprisini yaparsak “Kayınvalideye parmak ısırtacak cinsten” diyelim. Devamı »

Doğal olarak içme suyunun su gibi kullanıldığı bir mutfak Refika’nın Mutfağı:) Biz de hem lezzetli hem de hesaplı bir çözüm bulduk. Refika’nın Mutfağı’nda yerli üretim olan Waterbox arıtma makinaları kullanıyoruz. Hem damacanalardan kurtulduk hem de ekonomik bir çözüme gitmiş olduk. Bilgi almak isteyenler waterbox ekibinden Makbule Hanım’la iletişime geçebilirler; 0532 345 52 82 Devamı »

Refika’nın Mutfağı deyince doğal olarak buranın bir restoran olduğu sanılabilir. Ama olmadığını peşinen söylemek gerek. Refika’nın Mutfağı, Kuzguncuk Simotas Binası’nda konumlanmış bir mutfak laboratuvarı olarak düşünülebilir. Burada Türk mutfağının gizli kalmış, unutulmuş ya da hiç akıllara gelmemiş tariflerinin izi sürülür. Refika gazete, TV ve kitaplarında kullandığı tariflerini burada hazırlar. Türk mutfak kültürü için her türlü fikrin tartışıldığı, önce hayali kurulan sonra kurgulanan alternatif yemek kültürü projelerinin piştiği yerdir. Gelenekle yeniliğin mutlu mesut geçindiği temiz ve çalışkan bir havası vardır.

Tat, yaratıcılık, estetik, paylaşım ve bunları hem ayrı ayrı hem de bir arada yaşamanın verdiği haz! Yemek yemenin ve yapmaya çalışmanın bana yaşattığı en önemli duygular…
Tüm bu duyguları bana yaşattıran Türk mutfağı, insanı şaşırtan, heyecanlandıran, kıskandıran, öğrendikçe ne kadar az bildiğini yüzüne vuran köklü bir mutfak kültürü… Yüzyıllardır kendi kendine yetmiş bir toplumun olağan ve tatlı şımarıklığına da sahip. Köklü kültürlere sahip başka toplumlarla birleşip servetine servet eklemiş, rengarenk ve şaşırtıcı bu mutfak, hayal bile edemediğim malzeme ve yemeklerle dolu. Bir de bu güzel ülkenin herhangi bir köşesine bir tek tohum ektiğinizde, toprak size fışkıran bollukla cevap veriyor.
Biz yeni nesil olarak, tıpkı çok varlıklı ailelerin üzerine rehavet çökmüş torunları gibi, bu zenginliği anlamak ve üzerine yeni güzellikler eklemek yerine, mevcudu korumakla yetindik; hatta mutfağımıza özgü pek çok tarifi unuttuk ve başka kültürleri, başka lezzetleri kendi mutfağımızdan üstün görür hale geldik. Hayat koşulları, yazılı ve görsel medya yoluyla fazlasıyla aşina olduğumuz modern yaşam biçimleri, tercihlerimizi sanki zorunlulukmuş gibi yorumlamamıza bir hayli yardım etti.
Özellikle son 10-15 yıldır, kendilerini hayli iyi pazarlayan yabancı mutfakları ithal ediyor, bunlara akıl almaz paralar harcıyoruz. Televizyon programlarındaki Bolulu şişman aşçılarımızın yerini, bize hayli yabancı yemekleri yapan ve samimiyeti ile hepimizin kalbini çalan bir İngiliz çocuk aldı. O ve onun gibilerin çabaları, 20 yıl önce mutfağında çok fazla enteresan yemek çeşidi olmayan ve evde yemek pişirme âdeti bulunmayan ülkesini de değiştirmeye başladı. Bu çabalar, bugün Londra’yı dünyanın en önemli gastronomi merkezlerinden birine dönüştürdü. Mesela Jamie Oliver bunu neredeyse bazı şeyleri yoktan var ederek başardı. Oysa bizim başvurabileceğimiz, tekrar keşfedebileceğimiz, keşfettiklerimizi günümüz şartlarına uyarladığımızda keyiften içinde kaybolabileceğimiz bir mutfağımız var.

Bu yıl kış aylarında az yağıştan dolayı acı olan soğanlar, hepimizi gözyaşına boğdu. Ben de alternatif soğan kullanma yöntemleri düşündüm.
devamı...Bir tavuğu derisine ve şekline zarar vermeden bütün kemiklerinden arındırabilir hatta içine bir şeyler doldurup kek keser gibi kesip yiyebiliriz desem?
devamı...Etkinlikler, yemek kültürünün yayılması, rekabetin artması ve yiyenlerin damak zevklerinin gelişmesi için çok iyi birer fırsat.
devamı...Anadolu’da yapılan yoğurdun lezzeti, başka hiçbir tatla kıyaslanabilir mi?
devamı...
Refika’nın hazırlayıp sunduğu Mucize Lezzetler, ikinci sezonunda da NTV’de her Pazar 12:30 ve Cumartesi günleri 09:30′da(tekrar yayını) devam ediyor. Geçmiş sezon programlarını ve yeni bölümleri buradan da izleyebilir, sosyal medyadan yorumlarınızı paylaşabilirsiniz. (twitter: @refikabirgul, #mucizelezzetler)
