REFİKA’DAN ÜRÜNLER REFİKA’NIN YEMEK OKULU
0

Sağlık İçin Oruç

Bu yıl her zamankinden biraz daha fazla ramazan ayını beklediğimi fark ettim içten içe. Açlığı anlamaya, nefis terbiyesine, temizlenmeye ve bunun toplu olarak yapılmasına her zamandan biraz daha fazla ihtiyacı varmış gibi geliyor dünyanın… Ar-sızlık dünyanın ve hayatımızın her evresine sızmış, garip bir yere doğru gaz pedalına tuğla dayamış gibi gidiyoruz sanki…

Kanımca oruç kendi halinde, kimseye şov yapmadan, caka satmadan varlık gösterebilir. Benim babam, “en makbul oruç etrafta niyetli kimse yokken onlara oruçlu olduğunu hissettirmeden de tutabilmektir” der. Sadece yemekte değil, iş ile, hayatla ilgili aldığımız kararlarda da arzularımızı, sistemin bizi sürüklediği arzulardan temizleyebilecek bir aktivite. Tabii ki imanın ve paranın kimde olduğu belli olmayacağından oruç tutmayı başka türlü algılayanların olması da mümkün: Büyük şaşalı davetler verip, iftariyeliklerle, yarısı yenmeyen ana yemeklerle gövde gösterisi haline getirerek tutmak. Bütün gün aç durup sonra kontrolsüzce saldırmak ya da açlığı bahane bilip diğerlerine kötü davranmak ve hak yemek… “Benim kalbimi kırıp, hakkımı yedikten sonra senin imanını neyleyim” dedirten şeyler yaşatmamak kanımca en kıymetlisi. Yunus Emre’nin dediği gibi “bir kere gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil.” ifadesi kulağımızın arkasında olabilir.

Ayrıca oruç tutabilen var tutamayan var, tutamayanlar içinse her zaman yapmak istedikleri ve yapamadıkları, iradelerine hakim olmakta zorlandıkları alışkanlıklardan bağımlılıklardan vazgeçmek için harika bir fırsat olabilir. Şeker hastalarının şekere dönüşen gıdalardan, sigara içenlerin tütünden, tatlı veya tatlandırıcılı içecek bağımlılarının o yakan ve serinleten tattan vücutlarını temizlemek için bir fırsat olabilir.

İşte size bu hafta oruç tutarken kendinizi, iç sesinizi ve vücudunuzu dinlemek ile ilgili ipuçları, ramazan sofrası kurarken sağlıklı olabilmesi için yapabileceklerinize dair ve sağlık sebebi ile oruç tutamayanlara da farklı oruç önerileri vermek isiyorum:

Tarcinli-Su

 

1)    Oruç tutuğunuzda en zoru ilk 3-4 gün olacak sonrası kolaylaşacak. En, en zor gün de bünyeye göre değişmekle beraber 3. ve 4. günler olacak.

2)    Açlık dalgalar halinde gelecek. Gelip sonra geçeceğini bilmelisiniz.

3)    Orucu vücudunuzu dinlendirmek, içerideki hareketi azaltıp, duymakta zorlandığınız iç sesinizi duyabilmek için kullanmakta fayda var.

4)    Su, yeşil çay ve tarçın oruç sırasında en iyi dostlarınız olabilir. Yeşil çay da ne alaka diyebilirsiniz. Ben bir süredir bünyemi yokluyorum ve faydalarına inanamıyorum. Tarçın ise şekeri dengelemek için harikulade.

5)    Farklı sağlık sebepleri ile oruç tutamayanlar, mesela şeker hastaları bu dönemi vücutlarına zararlı olan hiçbir şeyin yakınından bile geçmemek olarak algılayabilirler. Hatta buna oruç açtıktan sonra da devam ederek, mesela rafine herhangi bir karbonhidrat (ramazan pidesi, poğaça gibi) ve tüm meyve şekerli tatlı, tüm şekerli ve tatlandırılmış içeceklerden uzak durarak 29 günlük bir mütemadi oruç haline girebilirler.

6)    Unutmayın ki oruç açtıktan sonra da nefsinize hakim olarak hareket etmek ramazan ayının sonuna doğru enerjinizin çok daha da yukarı çıkmasını sağlayacaktır.

 

Her yıl “Bu ramazan biraz kilo veririm!” diye hayal kurup sonra vücuduna yenik düşenler için birkaç ipucu:

Oruç sırasında vücudumuz dalgalar halinde tepkiler vererek bizimle konuşur. Ne söylediğini biraz daha iyi anlarsak ahenkle onu rahatlatıp, mutlu ve güvende olduğu yeri değiştirebiliriz.

Jason Fung, yazdığı The Obesity Code kitabında oruca yer vermiş. Vücudumuzun en bildiğimiz birkaç tepkisine nasıl karşılık verebiliriz…

 

Oruç tutarken kendimi yorgun hissediyorum?

Tahmin edildiğinin aksine oruç tutulduğunda bazal metabolizma hızlanır. Vücut adrenalin salgılar. Dolayısı ile ilk birkaç günden sonra enerji seviyemiz daha da yükselir. Genel olarak bz tersini düşündüğümüzden böyle bir beklentimiz olmayabilir, ama  orucun ilerleyen günlerinde kendinizi daha hafif hissedebilirsiniz.

 

Aç kaldığımda kas ağrılarım oluyor.

Bu vücudunuzdaki magnezyum seviyesinin düşükl

üğünden kaynaklanabilir. Özellikle şeker hastalarında daha sık görülür.

 

Baş ağrım çok oluyor.

Oruçun ilk 3-4 gününde bir nevi toksin atımı da olacağından bu yaşanabilir. Ancak sonrasında toparlayacaktır. Bir de vücuttaki tuz seviyesinin ayarlanamamasından kaynaklanabilir.

Midem çok yanıyor, özellikle gece yatarken

Bütün gün boş kalan midenin bir anda çok dolup rahatsızlık veriyor olması çok muhtemel. İftariyeliklerle başlayıp, araya en az 40 dakika koyduktan sonra yemeğinizi canınız çektiği kadar yemelisiniz. Yemek yedikten hemen sonra uzanmamalısınız. Bir süre dik oturun veya ayakta bir şeyler yapın.

Bol bol su için.

Yemekten sonra, yatmadan, sahura ilk kalktığınızda, kalkmıyoranız gece uyanıp bol bol su için. En az 8 büyük bardak suyu içmiş olmalısınız. Ph’ı yüksek olması tercih.

İşiniz ve meşgaleniz hep olsun. İşin çok büyük bir kısmı beyinde bitiyor.

Kahve, yeşil ve siyah çay iştah kapatmada işinize yarayacak.

Akşam yemeklerinde:

1) Tatlı veya tatlandırılmış içeceklerden uzak durun.

2) Soda normalde tuz tuttuğu için iyi değil ama oruç dengesi için faydalı olabilir.

3) Rafine undan uzak durun. Karbonhidrat olarak buğday ve bulguru tercih edin.

4) İftariyelikler ile oruç açıp, arayı açın.

5) Mümkünse şekerli bir şey yemeyin. Vücudunuz bunu çok isteyecektir, hurma ilk başvurduğunuz olsun. Bir anda şekerinizi zıplatmayacak.