Kahve Yeni Kola Mı?

Kahve Yeni Kola Mı?

Bir süredir şekerin en büyük düşman ilan edilmesi, kola içebilmenin bir statü sembolü olmaktan çıkıp tabana yayılması ile dünya kahveye kayıyor. Ben önceleri limitli olabileceğini düşündüğüm, tadı çok sert, kafein, insanı gitar teli gibi gerginleştiriyor desem de hızla artıyor kahve merakı.

Zenginler kapsüllü makinelerin renkli kapsüllerini adeta dekorasyon objesi olarak kullanırken, kahveler, kahvehaneler, uzun sakallı,dövmeli kollu, hipster modasının küçükşehir mahalle aralarına kadar yayıldığını gördükçe, gelip geçici bir trend olmaktan çıkıyor kahve.

Kola tartışmasız 20. yüzyılın içeceğiydi Amerika’nın. Yükselişi, kapitalizmin, tüketici toplumun yayılması ve ileri globalizasyonun yaşandığı dönemi temsil ediyordu. Özgürlüğün, kendine güvenin, iyimserliğin, modernliğin sembolü olan gazlı içecek eski popülerliğini yitiriyor.. İster istemez küçülen piyasası, temsil ettiği duyguların hiçbirine artık karşılık gelememesi gibi bir dertle karşı karşıya… Tam da bunlar olurken kahve, kolanın bir dönem temsil ettiği bütün değerlerin üstüne kurulmuş gibi… Kola deyince retro 60’lar Grease aklımıza gelirken ve kola bu duyguyu klasikleştirmişken kahve kendi hipster trendini yarattı.

Gazlı içecek sektörü 98 yılından beri % 25’ten fazla küçülürken, tek bir kahve zinciri % 4000’in üzerinde büyüdü. Bu süre zarfında gazlı içecek şirketi bildiği bütün yolları denemekte. Her ülkedeki populer kız ve erkek isimlerini kendi markası yerine yazma dahil. Öte tarftan 25.000’e yakın mağazası ile kahve zinciri günlük değişim ve beklentileri tüketicilerinden almak ve çay zinciri de olmak gibi agresif hedefleri koyabilecek elastikliğe sahip.

Modern bir hayat stili, “cool”, doğaya, insana saygı ve sevgi dolu, hızlı…. Birbirinden hoşlanan iki gencin kahvesini paylaşmak veya kahve içmeye gitmesini de temsil ederek aşk, gençlik ve heyecanı da almış durumda… Daha da enteresanı artan boşanma oranları ve şehirleşme ile yalnızlaşan bekar hayatlarda aşk arayışının adedi ve yaşı da yükselmiş durumda.. Kalabalıkta yalnız olup, kendi gibi yalnız olanlardan çok olan bir yerde rahat hissetme vaadi sunuyor kahveci.

Büyük memleketler, dünyada önemli güç olabilmeleri için kendi kültürlerini medya ve yaşam şekli ile var etmek zorunda. Trend belirleyicisi olmak ve bu trendleri başka kültürlere tükettirebilmek güç olmasının önemli kriterlerinden. Ve kanımca şekerli ve gazlı içeceklerden açılan boşluğu yine bir Amerika bazlı şirketin kapatıyor olması pek de tesadüf değil.

 

 Kahve daha az kalorili mi?

Sade kahve evet. Ancak kahve zincirinin bu kadar büyümesini sağlayan asıl içeceklerden biri olan frapaçino kalori miktarı olarak gazlı içecekleri ciddi anlamda katlıyor.  Hatta latte bile bir kutu koladan daha kalorili.

Peki kahve gazlı içecekten farklı olarak kültürümüzü nasıl etkileyecektir?  

  • Gazlı içecekler kültürlerini yayarken ramazan sofralarını, bayramları süslemek gibi misyonlar ve glokal stratejiler güderken kahveciler tam bir yaşam biçimi değişikliğine yönlendiriyor.

Kahvenin gizli, devlet sırrı gibi korunan bir reçetesi yok. Ve insanlara ulaşmak eskisi kadar merkeziyetçi değil. Ama şehrin en güzel köşelerinde, alışveriş merkezlerinde olmazsa olmaz haline gelerek var olan bir yaşam biçimine adapte olarak değil yaşam biçimini değiştirerek var oluyor.

Makineleşme ve üretimlerin başka ülkelere kayması ve sanayinin büyük şehirlerden çıkarılması ile birlikte freelancer-serbest ve yarı zamanlı çalışan ve tabii ki işsiz nüfus artıyor.  Bu, insanların çalışabilecekleri bir alan sunuyor. Bir taraftan her biri elle ve kişiye özel yapılırken öte yandan su filtrelerinde standardizasyona kadar giderek aynı lezzette su ile aynı kalitede kahveyi bütün dünyada içmeyi vaad ediyor. Ve bu bakış açısıyla aslen sadece kolanın değil hızlı yemek piyasası ve hamburgercilerin yerlerine de bir nevi göz dikiyor gibi. Buralarda satılan yiyecekler de en az diğerleri kadar merkezi üretim (hatta mutfağının olmadığını düşünürsek çok daha bile fazla) ve uzun dayanabilmeleri için katkı malzemelerine sahip olmalarına karşın temsil ettikleri duygu çok daha sağlıklı oldukları..

  • İlk öğün kahvaltı tekrardan kahve-altı atıştırmalığa dönmekte. Osmanlı döneminde henüz Avrupa’da kahve yok iken hayatımıza giren kahve ve sanayi devrimi ile de erken kalkmaya başlanıp iki öğünden üçe çıkıldıktan sonra kahveye altlık olan öğünümüzün, bir açma, minik bir sandeviçe dönme ihtimali fazlası ile var.
  • Evde çay demleme adetinden “coffee pot”lara (kahve demliklerine) geçiş.. Çay tüketiminde dünya birincisiyiz. Ve evde çay kaynaması, çocuk sesi olması, yemek pişmesi veya kaloriferin yanması kadar gündelik hayatımızın bir parçası iken yeni nesilde çay çok çok hızı bir şekilde yok olmakta. Çay ve etrafındaki kültür buna yenilmeden devam edebilmeli.
  • Her genç kız ve erkeğin rüyası bir kahveci açmak oldu. Sebep ve sonuç olan bu durumy etenekli ve üretim yapabilecek bir çoğunluğun tüketim ve ölü vakit geçirmeye kaynaklarını harcadığını gösteriyor.
  • Günlük kafein alımının artması ile gitar teli gibi gergin insanlar. Kafein karaciğerimizde parçalanıyor ve 200 mg kafeinin tamamen sindirilmesi 40 saat almakta ve etkisinin yarıya inmesi 6 saatten fazla sürmekte. Kahve zincirinde satılan bir kahvede 60 mg ile 150 mg arasında kafein bulunduğunu düşünürsek günde birden fazla içilen kahve bağımlılık, çarpıntı, gerginlik vb etkilerde bulunabilir.

Özetle gazlı içecek şirketleri var olan marka değerleri ve dağıtım ağlarını kahve, çay ve hepsinden önemlisi şişelenmiş su işine yatıracak gibi gözükmekte. Kahve zinciri ise önünde hem hamburger zincirlerinin hem de gazlı içeceklerin doğru yaptıkları ve yanlış yaptıkları örnekler ile iş modelini sağlam ve hızlı bir şekile büyüteceğe benziyor. Tüm bunlar olurken izleyici olarak kalmak ise hem keyifli hem de ezik hissettiriyor.

Kahve ile ilgili enteresan bilgiler (Kutu)

 

  • Kahve petrolden sonra en çok ticareti yapılan 2. ürün. (Buğday, şeker, altın, mısır kahveden sonra geliyor)
  • Şu an dünyada 500 milyardan fazla kahve içiliyor. Bunun sadece 14 milyarı espresso bazlı, aslen öne çıkan Türk kahvesi olarak bilinen ve Arap yarım adasında içilen kahvenin istatistiğini bulamadım. Bulsak hepimizi şaşırtacağına inanıyorum.
  • Bu kadar farklı çeşit kahve varmış gibi gözükse de iki tip kahve çekirdeği var. Robusta ve Arabica. Arabika daha fazla aromalı, robusta ise daha sert ve ucuz diye düşünebiliriz.
  • Kahve en çok gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde ürteilirken (Brezilya, Vietnam, Kolombiya) en çok gelişmiş ülkelerde tüketilmekte.

Fair trade yani adil ve sürdürülebilir ticaretle aslında çok az miktarda kahve üretiliyor ancak bütün dünyada kahve adil ticareti yapılan bir ürünmüş gibi lanse edilmeyi başarıldı.

Refika'nın Yemek Okulunu Gördünüz mü?
Placeholder

Benzer Yazılar