Bayram-da İstanbul

Bayram-da İstanbul

Bu bayram alışılmışın dışına çıkmak istedim. Öyle uzun pişen, vakit alan değil, çocukların da “vayy anne çok güzel” diyip yiyebileceği, bayram yemeğine katılanların hayranlıkla daha fazla yeme hayalleri kurduğu bir tarif olsun, bir taraftan da hazırlanıp pişmesi 20 dakikadan daha fazla sürmesin dedim

Tüm bunları yaparken maliyet biraz yükseldi ama 4 kişilik bir ailenin yemeğe çıkmasından hesaplı bir rakama 8 kişiyi doyurmak mümkün olacak.

Umarım herkesin bayramı huzur ve afiyet içerisinde, bol muhabbetli, bol yemekli geçer.

“Bayram-da İstanbul” Tarifi

Bu tarif bir yandan Cafe de Paris sosa göz kırpan bir taraftan da bizim memleket ağız tadına uygun ama içerisinde “yok yahu bu nasıl bu tatları verdi?” diyebileceğiniz bir içerik var.

İçindeki malzemeler evlere şenlik getireceğinden ismi “Bayram-da İstanbul” oldu…

1930 yılında Mr. Boubier tarafından bulunan bu tarif neredeyse hala bir sır gibi. Ne “Escoffier”de ne “Larousse Gastronomique” ne de “Sauce Bible”da bu tarifi bulamıyorsunuz.

Hal böyleyken kendi tattığım Café de Paris’lerden yola çıkarak kendi yorumum olan bu tarif meydana geldi. İçerisine biraz da şaşırtsın, sürprizli olsun diye İstanbul’un güzelliklerinden olan ıhlamur koydum.

  • 1kg bonfileyi kasaptan bütün bir şekilde temizletip alın. 1 cm kalınlığında dilimler halinde kesin.
  • Ardından et döveceği ile bir darbe vurup etin şeklini düzeltin. Ama eti çok ezmeyin.
  • Mutfak robotuna, 15 çorba kaşığı krema, 2 çorba kaşığı pekmez, 1,5 çorba kaşığı sirke, 1,5 tatlı kaşığı köri, 3 adet ançüez, 3 diş sarımsak, 6 dal taze soğanın yeşil kısımlarını, 7 dal maydanoz, 5 dal taze kekik, 3 çorba kaşığı hardal, 2 çorba kaşığı kapari, 1 tatlı kaşığı limon suyu, yarım limonun kabuğu, yarım çay kaşığı toz kırmızı biber ekleyip sos haline gelene kadar çekin. “Ançüez ne alaka?” diyebilirsiniz, ya da “ıyyy balık mı koydun Refika” diyebilirsiniz ama burada ançüez ya da yağlı tuzlu sardalya veya hamsi ezmesi yemeğe salça veya lezzetli bir peynir gibi umami katacak ve diğer bütün tatların hepsini ısırdığımızda lezzet olarak yükseltecek.
  • Sosa son olarak şu an her tarafı mis gibi kokutan taze ıhlamur çiçeklerinden 2 çorba kaşığı kadar ekleyin. Yapraklar girmesin. Bu çiçekler hem lezzetli hem de tavada kavrulurken köri yanında nefis çiçekli bi koku yaratıcak.
  • Bonfile dilimlerine 1’er çay kaşığı tuz ve karabiber serpip. 2 çorba kaşığı zeytinyağını her taraflarına gelecek şekilde dökün.
  • Izgara izli döküm tavada yüksek ateşte mühürlemeye başlayın.
  • Etleri 2 dakika pişirip izini güzelce verdikten sonra tavadan alın.
  • Misafirler gelip masaya oturmadan evvel iki tane geniş tavada ya da ben burada çelik tabak kullandım. (Cafe de Paris klasik olarak altında reşo ile bu tabaklarda geldiği için.)
  • Servis edileceği metal tabağı veya ısıya dayanıklı başka bir tabağı ocağa koyun ve üzerine 1’er çorba kaşığı tereyağını ekleyin. Bu tariften fotoğraftaki gibi 2 tabak rahatlıkla çıkıyor.
  • Tereyağı ısınıp biraz köpürünce tabağa etleri koyun.
  • Etler cozurdamaya başlayınca robotta hazır bekleyen sosu da ekleyin ve etlerle iyice hem hal olana kadar beraber pişirin.
  • Yanında patates kızarması, püre veya pirinç pilavı ile efsane olacaktır.
Refika'nın Yemek Okulunu Gördünüz mü?
Placeholder

Benzer Yazılar