Aşkın Pastası Olsa…

Aşkın Pastası Olsa…

Bu sevgililer gününe “aşkın pastasını” yapmak istedim. Neden mi? Sevgiliye verilecek en kıymetli şeyin zaman, emek ve özen olduğunu ve gerçekten batı perspektifi ile gelişmiş ülkelerin tamamındaki sorunun bu üçleme haricinde onlarca şeye takılıyor olmaları olduğunu düşündüğümden…

 

Bu pasta neden aşkın pastası:

 

  1. Tıpkı tüm aşklar gibi, o da mükemmel değil. Yamuklukları, ideal olmadığını düşünebileceğimiz tarafları var… Ve tam da güzelliği orada… Yıllar evvel okuduğum bir kitapta “biz aşık olduğumuz insanların eksiklik ve aksaklıklarına aşık oluruz diyordu…” İşte tam da mükemmel olmaması harika.
  2. Kat kat: Aşkın da “ay tam da çok aşık oldum, kendimi bıraktım” dediğinizde yeni bir katmanı ortaya çıkıyor, o katmanda başınız dönebiliyor.. O sebepten 3 katlı..
  3. Arası pastacı kreması. Krema deyince aklınıza krem şanti gelmesin. Aksine nefis, muhallebimsi kastırd kardeşi, pastacı kremasının meyvelerle renklenmiş hali gelsin.. Yani ağzınızdayken zamanın durduğu, bir taraftan da uçtuğu, ne kadar yeseniz de doymadığınız, yanınızda olsa da hasretini kalbinizde hissettiğiniz bir duygu yarattığı için o krema.
  4. Üzerindeki gümüş toplar ise aşkın taçlandırdığı belli özel zamanlardaki hediyeler gibi… Kimi zaman bir yüzük, kimi zaman birbirine verilen değerli sözleri temsil ediyor..
  5. Son dokunuş meyvelerse aşık olunca doğanın güzelliğini, evrenin bereketini ilahi aşkı nasıl daha iyi anladığımızı anlatıyor. Böğürtlenlerin var olan en güzel dekorasyondan daha güzel olduğunu insanın aşk gözü açık olduğunda görmesi mümkün.
  6. Alt kısmındaki minik konfeti şekerleri ise çocukları, geleceği ve insanın içindeki oyuncu ve çocuksu tarafı temsil ediyor.

 

Tüm sevenlerin ve sevilmeye izin verenlerin sevgililer günü kutlu olsun… Aşk, sevda gibi kelimelere sahip olan bir kültür ve toprağın çocuğu olmanın verdiği gururla…

 

Pastanın Tarifi

6 yumurta ve 450 gr toz şekeri mikserle önce düşük, sonra yüksek devirde
çırpın. Karışım koyu sarıdan çok daha açık bir sarıya yaklaşık 3 dakika içinde
gelecek. Çok daha kabarık ve şekerlerin iyice yumurta içinde kaybolduğu bir hale
gelmeli. Yumurta ve şekerin kek için doğru kıvama geldiğini anlamak için
mikserin ucunu kaldırın ve akan karışımla bir kurdele çizin. Eğer kurdele hemen
kaybolmuyorsa doğru kıvamdasınız demektir. Bunu anlamanın bir diğer yolu da
spatula ile kabın dibini sıyırın. Eğer kabın tabanını çok bir süre görebiliyorsanız
yine doğru kıvamdasınızdır. Üzerine 300 ml süt ve 150 ml sıvıyağ ekleyin. Ben
fındık yağı kullandım. Siz dilerseniz zeytinyağı veya ay çiçek yağı da
kullanabilirsiniz. 150 gr tereyağını ocakta tam eriyip ısınana kadar değil sadece
yumuşayana kadar ısıtın. Böylece hem sıcak yağ yumurtayı pişirmeyecek hem de
sıcak yağ unu acılaştırmayacak. Üzerine son olarak 1 paket vanilin ve 670 gr kek
unu ekleyin. Kek unu düşün proteinli olduğu için kek yapmak için en uygun un.
Diğer unlar daha yüksek proteinli olduğu için glüten miktarı artıyor ve daha
ekmek gibi bir kıvamı oluyor kekin. Yumuşak ve güzel kabarmış kek için kek unu
olmazsa olmazlardan. Kek unu bulamazsanız da protein oranı en düşük unu
tercih etmenizi öneririm. Kek unlarında kabartma tozu olduğu için ayrıca
eklemenize gerek yok ama kek unu ile yapmıyorsanız da 660 gr un ve 1,5 paket
kabartma tozu eklemeyi unutmayın. Unu eklerken mutlaka süzgeçten geçirin ki
hem un topağı kalmasın hem de güzelce havalanan kek daha güzel kabarsın.
Karışımı düşük devirde karıştırın. 18 cm çapında kelepçeli bir kek kalıbını
tereyağlayın. Kek etrafını sarabilen bir pişirme kağıdını enine üçe katlayın ve
kalıbın içerisine yükseklik oluşturacak şekilde yapıştırın. Böylece kağıt keki
destekleyecek ve çok kabardığında taşmayıp yukarı doğru yükselebilecek. Keki
180 derecede, fansız, altlı üstlü çalışan fırında ortanın bir alt rafına telin üzerinde
koyun. 1,5 saat bu şekilde pişirin. Fırından fırına süre fark edeceği için son 10-15
dakikada arada bir, kekin ortasına bir bıçak saplayın eğer kuru çıkıyorsa kek
pişmiş demektir. Keki fırından alıp 15 dakika bekletin ve ardından kalıptan
çıkartıp, tel üzerinde soğumaya bırakın. Kek pişerken içinin lezzetli kremasını
hazırlayacağız. Bunu için 100 gr un, 280 gr toz şeker ve 1 tutam tuzu küçük bir
tencereye koyup orta-yüksek ateşte pişirmeye başlayın. 800 ml sütü yavaş ve
çırparak ekleyin. Sütün tamamını ekledikten sonra göz göz olana kadar pişirin. 4
yumurta sarısını çırpın. Sıcak karışımdan yumurta sarısına 2 kaşık ekleyip yumurtaları
ılıştırın. Ardından yumurtalı karışımı ve 1 paket vanilini tencereye ekleyip, çırparak 2-
3 dakika daha pişirin. 3 çorba kaşığı tereyağını da tencereye atıp altını kapatın.
Pürüzsüz bir karışım elde edene kadar elle çırpmaya devam edin. Krema soğuyunca
üzerine robotta çektiğiniz birer avuç donuk böğürtlen ve frambuazı ekleyin ve
karıştırın. Çikolata sosu için 100 ml kremayı küçük bir tencerede kenarlarından
baloncuk çıkana kadar ısıtın ve altını kapatın. İçine 300 gr çikolata ekleyin ve karıştırıp
tüm çikolatayı eritin. Kek oda sıcaklığına geldiğinde tepesinde kabaran kısmı ekmek
bıçağı ile kesin. Artan parçaları dilerseniz öylece yiyebilir veya ufalayıp biraz labne
peyniri ile karıştırıp , top top yapıp yeni bir tatlı yapabilirsiniz. Kek için artık elinizde
uzun bir silindir var. Bu silindiri yine enine 3 eşit parçaya kesin. En altı düz olduğu için
o parça üste gelecek şekilde, en üst parçayı keki sunacağının tabağa yerleştirin.
Üzerine oda sıcaklığına gelmiş kremayı sürün. Bu şekilde 3 katı da tamamlayın. Kekin
oda sıcaklığına gelmiş olması önemli yoksa krema cıvıklaşır ve sürdüğünüz yerde

kalmaz. Kekin üzerini ve etrafını da kapladıktan sonra spatula ile düzeltin ve yine oda
sıcaklığındaki çikolata sosunu üzerine dökün. Kenarlara doğru dairesel hareketlerle
yayın. Böylece gelişigüzel yerlerden akaca ve çok daha güzel görünecek. Donmuş
böğürtlen, frambuaz ve frenk üzümlerini pastanın üzerine yerleştirin. Buzluktan yeni
çıktıkları için pastanın üzerinde 1 dakika sonra etrafları buğulanacak ve çok daha
güzel görünecekler. Evde yapılmış bir pastadan çok havalı bir pastaneden alınmış gibi
görünmesi garantili. Son olarak üzerini dilerseniz benim gibi dilerseniz de kendi
keyfinize göre süsleyebilirsiniz.

 

Refika'nın Yemek Okulunu Gördünüz mü?
Placeholder

Benzer Yazılar